Sahte Haberlere Karşı En Kırılgan Bölge Balkanlar

Sofya merkezli, Açık Toplum Enstitüsü’nün (OSI), “2018 Medya Okuryazarlığı Sıralaması”, Balkan ülkelerinin, devletler tarafından yüksek düzeyde kontrol edilen medyaları, düşük seyreden eğitim düzeyleri ve güven seviyesinin düşük olması nedeniyle Avrupa’da “sahte” (fake) haberlere en çok maruz kalan ülkeler olduğunu söylüyor.
Raporda ortaya çıkan sonuca göre, Balkan ülkeleri, Avrupa’da ki sahte haberler ve doğrular üzerine uydurulan gerçek dışı haberlere karşı, en savunmasız ülkeler arasında yer alıyor. Durumun bu şekilde ortaya çıkmasına; devletin ya da maddi çıkarlarını gözeten iş çevrelerinin medya üzerindeki sıkı kontrolü, toplumun eğitim eksiklikleri ve toplumdaki düşük güven düzeyleri neden olmakla beraber tüm bunlar alt alta sıralandığında medyanın suçlanması ile sonuçlanıyor.

Sofya Merkezle Araştırma ve Düşünce Kuruluşu OSI’ın, Avrupa Politikaları Program Direktörü Marin Lessenski’nin belirttiğine göre, rapor 35 Avrupa toplumunun medya özgürlüğü, eğitim ve kişiler arası güven göstergelerini iki yıl boyunca inceleyerek medya ve toplumdaki dezenformasyon potansiyelini değerlendirdi. Sahte haberlere karşı savunmada, medya özgürlüğünün önemli bir faktör olduğunu ancak çoğu zaman göz ardı edildiğini söyleyen Lessenski, genel eğitim seviyesi ve medya okuryazarlığının da bir o kadar öneme sahip diğer faktörler olduğunu sözlerine ekledi.Raporun dikkat çeken kısımlarından biri, Balkan ülkelerinde sonuçların olumsuz çıkmasına yönelik yapılan, sahte haberlerin toplumda güveni aşındırdığı ve kutuplaştırmayı hızlandırdığı yorumuydu. Öte yandan sahte haberler, siyasi arenada ki tartışmaların niteliğinde de önemli ölçüde düşüşün yaşanmasına neden oluyor.

Raporda en iyi sonuçları, Kuzey Avrupa ülkeleri sergilerken Balkan ülkeleri ve Türkiye’nin sıralamada sonunculuk için adeta yarışıyor oluşu basın özgürlüğünün ve özgün eğitimin önemini bir kez daha gözler önün serdi. Bölge ülkelerinde, AB üyeliği yolunda yapılan tüm reform ve iyileştirmelere rağmen, iki senedir gerçekleştirilen bu çalışmada alınan puanlarda gerilediklerinin görülmesi kafa karışıklığı yarattı. Rapor, medyanın kontrol edildiği oranda, daha geniş bir bozulmaya neden olacağı, bilgi çeşitliliğinin ve bakış açılarının azalması ihtimalini güçlendireceği uyarılarında bulunarak tamamlanıyor.
Rapordaki uyarılar ve istatistikler göz önünde bulundurulduğunda ilerleyen günlerde AB’nin, Balkanlar genişlemesi hakkında önüne çıkacak iki yol görünüyor: AB, ya farklılıklara saygı gösteren çok kültürlü ve özgürlükçü yapısını koruyarak güçlenecek ya da bölgesel genişleme uğruna kendi değerlerinden ödün vererek yozlaşmaya başlayacaktır.

Yusuf MEHMET
o-Staj 2018 BALKAM Stajyeri
Kaynak:


TUİÇ Akademi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

AB’nin Yeni Endüstriyi Teşvik Düzenlemesi Kapsamında Türkiye’nin Konumu

2020’li yılların başlangıcından bu yana değişik gerekçelerle, üretim, istihdam...

Bosna Srebrenitsa Soykırımı’nı Anarken Yeniden Canlandırılan İslamofobik Söylemler Yeni Bir Tehlike Yaratıyor

Bu makale, Ehlimana Memišević tarafından kaleme alınmış ve 10...

Srebrenitsa’ya Dair Hatıralarım: Taş Kesilmiş Acıdan Hayatın Zaferine

Bosna Hersek Reis-ül Uleması Husein Kavazovic AVAZ gazetesinde Srebrenitsa'ya...

Ankara Zirvesi ve NATO 3.0: İttifakın Yeni Stratejik Kimliği

8 Temmuz 2026 tarihli Ankara Zirvesi Bildirisi, NATO’nun yalnızca...