Ratko Mladic Öldü: Mladic’in Yıkamadığı Ev

Jasmin Mujanović | 28 Ağustos 2026

Editörün Notu: Bu yazı, ilk olarak 28 Ağustos 2026 tarihinde New Lines Magazine’de “The House Ratko Mladić Could Not Destroy” başlığıyla İngilizce olarak yayımlanmıştır. Jasmin Mujanović tarafından kaleme alınan yazı, yazarın özgün anlatımı ve görüşleri korunarak TUİÇ Akademi için Türkçeleştirilmiştir.

Soykırım suçlusu Ratko Mladić öldü.

Hasta ve tutuklu olarak, Lahey’de ömür boyu hapis cezasını çekerken öldü. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım, zulüm, imha, cinayet, zorla yerinden etme, insanlık dışı eylemler, terör, sivillere yönelik hukuka aykırı saldırılar ve rehin alma suçlarını kapsayan toplam 10 suçtan mahkûm edilmişti. Holokost’tan bu yana Avrupa’da hukuken soykırım olarak tanınan ilk vaka olan Srebrenitsa Soykırımı’nın örgütlenmesi ve gerçekleştirilmesinden sorumlu askerî komutandı. Aynı zamanda modern tarihte bir başkente yönelik en uzun kuşatma olan Saraybosna Kuşatması’nın mimarıydı.

On binlerce çocuğun, kadının, yaşlının ve savaş esirinin öldürülmesini, işkenceye uğramasını ve sürgün edilmesini yönettiği için hapiste öldü. Bunları yaptı çünkü Belgrad’daki siyasi efendileri gibi Bosnalı Sırp komutan Mladić de Boşnak çoğunluğundan arındırılmış ve “Büyük Sırbistan” adını verdikleri yapıya katılmış bir Bosna-Hersek hayal ediyordu.

Bir korkak olarak öldü. Bosna Savaşı sırasında Bosna-Hersek Cumhuriyeti Ordusu mensupları, ülkenin kuzeybatısındaki Bužim yakınlarında onu sahada yakalamaya çok yaklaşmıştı. Yaralanan ve Sırp milliyetçi hatlarının çöküşü karşısında paniğe kapılan Mladić, beraberindekilerle birlikte kaçtı. Adamlarını öylesine hızlı terk etmişti ki arkasında, sözde “ikonik” subay şapkası da dâhil olmak üzere çok sayıda kişisel eşyasını bıraktı.

Bir korkak olarak öldü; Bosnalı komutan Albay Avdo Palić’in aksine.

Palić, Bosna’nın doğusunda Birleşmiş Milletler tarafından “Güvenli Bölge” ilan edilen Žepa bölgesinin savunmasından sorumluydu. Kasaba, Mladić’in güçleri tarafından 40 ay boyunca kuşatma altında tutuldu. Temmuz 1995’te Palić, bir başka BM Güvenli Bölgesi olan Srebrenitsa’nın düşmesinden yalnızca günler önce Žepa’nın da sözde “Republika Srpska Ordusu”nun (VRS) eline geçeceğini ve uluslararası toplumdan hiçbir yardım gelmeyeceğini anladı. Bunun üzerine önce kasabadaki sivil nüfusun neredeyse tamamının, ardından kendi askerlerinin tahliyesini sağladı. Son olarak, tahliye edilenlerin güvenliğini garanti altına almayı amaçlayan anlaşmanın bir parçası olarak kendisini Mladić’in güçlerine teslim etti.

Teslim olduğu anların görüntüleri bugün hâlâ elimizde. Çaresiz BM barış gücü askerlerinin arasında Palić, şaşkın bir VRS subayına doğru ilerliyor, elini uzatıyor ve gülümseyerek şöyle diyor:

“Aradığınız Avdo benim.”

Birkaç gün sonra VRS tarafından infaz edildi. Naaşı ancak 2009 yılında kesin olarak teşhis edilebildi.

Ratko Mladić bir korkak olarak öldü; Saraybosna’daki Bosna-Hersek Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi’nde çalışan kütüphaneci Aida Buturović’in aksine.

25 Ağustos 1992’de Mladić, kuvvetlerine Habsburg döneminden kalma Vijećnica ile Osmanlı dönemine ait Şarkiyat Enstitüsü’nü yangın bombalarıyla yok etme emri verdi. Bu iki kurumda, Bosna’nın Orta Çağ dönemine kadar uzanan tarihini ve ülkedeki yüzyıllara dayalı dinler arası yaşamı belgeleyen yüz binlerce paha biçilmez kitap, gazete, el yazması ve arşiv belgesi bulunuyordu.

Aida ve meslektaşları, ülkelerinin tarihî hafızasını kurtarmak için alevlerin içine koştu. Bütün gece boyunca bu cehennemin içine girip çıktılar ve Ulusal Kütüphane koleksiyonunun yaklaşık dörtte birini kurtarmayı başardılar. Saatler sonra Aida, evine dönerken yalnızca o gün şehre düşen yüzlerce VRS top mermisinden birinin hedefi oldu ve hayatını kaybetti.

Ratko Mladić bir korkak olarak öldü. Başkalarının ailelerini yok etmeye kendisini daha fazla adayabilmek için kendi ailesini dahi ihmal etti. Kızı Ana, “Bosna’da yaşananlar karşısında dehşete düşmüş” Sırp bir doktora âşık olduğunda, partneri ondan savaş suçlusu babasını ve onun siyasetini reddetmesini istedi. 24 Mart 1994’te Ana, babasının kendi beylik tabancasıyla yaşamına son verdi. Henüz 23 yaşındaydı. Mladić’in kızının ölümüyle yıkıldığı söyleniyordu. Buna rağmen, yaklaşık iki yıl daha Bosna’nın dört bir yanında binlerce anne babanın ve onların çocuklarının öldürülmesini sürdürdü.

Mladić bir korkak olarak öldü.

ABD arabuluculuğunda imzalanan Dayton Barış Anlaşması, kendi kendini ilan etmiş Republika Srpska’nın (RS) savaş sonrası Bosna-Hersek devletine bir “entite” olarak yeniden dâhil edilmesini güvence altına aldıktan sonra Mladić kaçtı. Oysa Mladić, çocuklara yönelik olanlar da dâhil sistematik cinsel şiddet, bebeklerin dahi kurban edildiği toplu infazlar, toplama kampları, işkence ve Bosna’nın kuzeyi ile doğusundaki Boşnak yaşamının ve kültürünün bütün izlerinin yok edilmesi yoluyla bu toprakları Sırbistan’a bağlamaya çalışmıştı.

Ardından 16 yıl boyunca bir delikten diğerine saklanarak kaçtı ve bu süreçte Sırp güvenlik aygıtının bazı unsurları tarafından korundu. Nihayet Mayıs 2011’de, Bosna’dan ziyade Romanya sınırına daha yakın olan kuzeydoğu Sırbistan’daki bir köyde yakalandı. Daha sonra yayımlanan fotoğraflarda Mladić şaşkın, kafası karışmış yaşlı bir adam gibi görünüyordu. 1990’ların böbürlenen savaş ağasından eser kalmamıştı.

Mladić bir korkak olarak öldü; tıpkı bugün onun siyasi mirasını sürdürenlerin de korkakça yaşamaya devam etmesi gibi.

Banja Luka’daki mevcut RS entite yönetimi gibi; yerel polisi ve savcılığı kullanarak Doğu Bosna’daki Boşnakları ve Srebrenitsa Anma Merkezi çalışanlarını baskı altında tutmayı sürdürenler gibi. Gecenin karanlığında Boşnak geri dönüşçülerin iş yerlerini ateşe verenler, ibadethanelerine zarar verenler ve ardından çocuklarının kendi ülkelerinde kendi dillerinde eğitim görmelerini engelleyenler gibi.

Ratko Mladić öldü. Fakat Bosna-Hersek egemen ve uluslararası alanda tanınmış bir devlet olarak ayakta. Başkenti Saraybosna ise bugün dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri; festivallerin, kutlamaların ve hayatın şehri.

Mladić, Bosna’nın geniş bölgelerine ölüm ve yıkım saçmış olabilir. Ancak son beş yılda Srebrenitsa bölgesindeki okul çağındaki çocukların yaklaşık üçte ikisi ila dörtte üçü Boşnaklardan oluşuyor.

Mladić öldü.

Ve Srebrenitsa’nın dehşetinden kaçarak Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınan bir ailenin Wisconsin, Appleton’da büyüyen oğlu Esmir Bajraktarević, Bosna-Hersek’i tarihindeki ikinci Dünya Kupası’na taşıyan galibiyet golünü attı.

O takımın başarısı, dünyanın dört bir yanındaki Bosnalılar arasında bir ay boyunca süren adeta bir futbol bayramını beraberinde getirdi. Dünyaya, yalnızca yaşadığı acılarla değil; neşesiyle, mizahıyla ve yaşama tutunma iradesiyle tanımlanan bir halkın ve ülkenin görüntüsünü taşıdı.


TUİÇ Akademi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Bir Sonraki Küresel Ekonomik Kriz Çin Kaynaklı Olabilir

Aşırı Kapasite Nasıl Sona Erer? Michael B. G. Froman Eylül/Ekim 2026Bu...

AB’nin Yeni Endüstriyi Teşvik Düzenlemesi Kapsamında Türkiye’nin Konumu

2020’li yılların başlangıcından bu yana değişik gerekçelerle, üretim, istihdam...

Bosna Srebrenitsa Soykırımı’nı Anarken Yeniden Canlandırılan İslamofobik Söylemler Yeni Bir Tehlike Yaratıyor

Bu makale, Ehlimana Memišević tarafından kaleme alınmış ve 10...

Srebrenitsa’ya Dair Hatıralarım: Taş Kesilmiş Acıdan Hayatın Zaferine

Bosna Hersek Reis-ül Uleması Husein Kavazovic AVAZ gazetesinde Srebrenitsa'ya...