NATO: Akdeniz’de Savaş Beklemiyoruz

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Rum kesiminin tek yanlı enerji hamleleriyle baş gösteren gerginlikte ”silahlı çatışma beklemediğini” söyledi.

Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi’nde konuşan Rasmussen, ”Doğu Akdeniz’de silahlı çatışma beklemiyorum. Tüm tarafları anlaşmazlıklara yapıcı diyalog yoluyla barışçıl çözüm bulmaya davet ediyorum” dedi.

Rasmussen, İsrail’in NATO karargahında temsilcilik açma girişimiyle ilgili bir soru üzerine ”Lizbon Zirvesi’nde ortaklık politikasını öne çıkaran bir stratejik konsept onaylandı. Bunun takibi açısından nisan ayında Berlin’de düzenlenen NATO dışişleri bakanları toplantısında ortak ülkelerin NATO karargahında temsilcilik açabilmeleri kararlaştırıldı. İsrail de ortaklarımız arasında. Haliyle bu karar alınmış durumda ve bu tüm ortaklarımızı kapsıyor” diye konuştu.

“İstihbarat Paylaşımı Yapılacak”

Genel Sekreter Rasmussen, füze savunma sisteminde İttifak’ın İsrail’le veri paylaşıp paylaşmayacağı yönündeki bir soruya, ”Elbette bu tür operasyonel detaylar hakkında yorum yapamam. Fakat sizi temin ederim ki halklarımızı korumak için elimizden geldiğince istihbarat paylaşımında bulunuyoruz. İttifak olmanın özü budur” cevabını verdi.

NATO-AB işbirliğinin bazı pratik yöntemler dışında Kıbrıs sorunu nedeniyle potansiyelinin oldukça altında kaldığını belirten Rasmussen, bu meselede kısa vadede fazla ilerleme sağlanabileceği beklentisine girilmemesini istedi.

Rasmussen, 20-21 Mayıs 2012 tarihinde ABD’nin Chicago kentinde düzenlenecek bir sonraki NATO zirvesinde ”kararlı, kapasiteli ve birleşik NATO” vizyonunu hayata geçirmek istediğini dile getirdi.

Rasmussen, zirveden öncelikli beklentileri arasında, güvenliğin 2014 yılı sonuna kadar bu ülke makamlarına devrinin ardından Afganistan’la yürütülecek uzun vadeli işbirliğinin somut hale getirilmesini, akıllı savunma olarak adlandırılan ve üye ülkelerin savunma harcamalarının ortak havuzlarda toplanarak tasarruf sağlanmasını, plan üzerinde uzlaşma sağlanmasını ve bu yolla NATO’nun askeri kapasitesinin güçlendirilmesini, füze savunma sisteminde ilk operasyonel kapasiteye ulaşıldığının ilanını ve ortaklıklar konusunda Akdeniz, Ortadoğu ve Körfez ülkelerine güçlü sinyal gönderilmesini sıraladı.

(tuicakademi-ntvmsnbc)


TUİÇ Akademi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Bosna Srebrenitsa Soykırımı’nı Anarken Yeniden Canlandırılan İslamofobik Söylemler Yeni Bir Tehlike Yaratıyor

Bu makale, Ehlimana Memišević tarafından kaleme alınmış ve 10...

Srebrenitsa’ya Dair Hatıralarım: Taş Kesilmiş Acıdan Hayatın Zaferine

Bosna Hersek Reis-ül Uleması Husein Kavazovic AVAZ gazetesinde Srebrenitsa'ya...

Ankara Zirvesi ve NATO 3.0: İttifakın Yeni Stratejik Kimliği

8 Temmuz 2026 tarihli Ankara Zirvesi Bildirisi, NATO’nun yalnızca...

Çin Faktörü: Türkiye’nin NATO’ya Girişinden NATO’daki Geleceğine

Türkiye’nin NATO üyeliği çoğu zaman Sovyet tehdidi, Truman Doktrini...