Mısır’da Olağanüstü Hal

Mübarek’in devrilişinin 2.yıl dönümü olan ‘25 Ocak Devrimi’, Mısır’da kutlanmak yerine yönetim karşıtı protestolara dönüştü. Birçok kişinin hayatını kaybettiği olaylarda başkent Kahire’de tren raylarının sökülmesi ve birçok yolun kapatılmasıyla başkent ve çevre iller arasında ulaşımın durduğu bildirildi.

Amaçlarının kutlama değil amacına ulaşmayan devrimin gerçekleşmemiş hedeflerini talep etmek olduğunu belirten göstericiler arasında muhalefetin önde gelen isimlerinin de bulunduğu bildirildi.

Muhalifler, devrimle birlikte çok partili şeffaf seçimler, halkın oyuyla seçilen cumhurbaşkanı ve gösteri hürriyeti gibi haklar kazanılsa da Mursi’yle birlikte hiçbir şeyin değişmediğini kadınların ve Hıristiyanların hakları güvence altına alınmadığını, anayasanın İslamcılara göre şekillendirildiğini ayrıca ekonominin oldukça kötüye gittiğini ifade ediyorlar.

Devrimin yıldönümünde yaşanan çatışmaların yanında, geçen yıl Port Said stadyumunda yapılan futbol karşılaşmasında binden fazla kişinin yaralanması ve 74 kişinin hayatını kaybetmesiyle tutuklanan 21 kişiye mahkemenin idam cezası vermesini açıklamasıyla Mısır da gerginlik iyice arttı. Kahire’den sonra Port Said kentinde de başlayan şiddet Mısır’daki kutuplaşmayı keskinleştirmiş durumda gözükmektedir.

Protesto amacıyla devlet dairelerine girilmesini engelleyen, birçok yolu kapatan, polis karakollarına saldırıda bulunan, güvenlik güçleriyle taşlı sopalı çatışmalara giren muhaliflerle birlikte ülkenin hassas yapısı ortaya konulurken son günlerde yaşanan olaylar da birçok kişinin yaralandığı ve öldüğü bildiriliyor.

Mısır’daki kargaşa ortamına karşı Mursi dün akşam devlet televizyonundan yayınlanan konuşmasında; Port Said, Süveyş ve İsmailiye kentlerinde  olağanüstü hal ilan edildiğini açıkladı. Böylece üç kentte 30 gün boyunca 21.00 ile 06.00 arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağını söyledi.

Kan akmasını durdurmak için bu yola başvurduğunu belirten Mursi, “Vatanı korumak herkesin sorumluluğundadır. Bunun için kararlılıkla ve kanunlar çerçevesinde mücadele edeceğiz. Yargı kararlarına herkes saygı göstermeli. Hiç kimseye ayrımcılık yapılmıyor. Ülke güvenliğine yönelik tehditlerle kanun gücü yoluyla yüzleşeceğiz” şeklinde konuştu.

(TUİÇ Akademi, AA, EuroNews, BBC )

GAMZE GÜNDÜZ

TUİÇ Stajyeri


TUİÇ Akademi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Srebrenitsa’ya Dair Hatıralarım: Taş Kesilmiş Acıdan Hayatın Zaferine

Bosna Hersek Reis-ül Uleması Husein Kavazovic AVAZ gazetesinde Srebrenitsa'ya...

Ankara Zirvesi ve NATO 3.0: İttifakın Yeni Stratejik Kimliği

8 Temmuz 2026 tarihli Ankara Zirvesi Bildirisi, NATO’nun yalnızca...

Çin Faktörü: Türkiye’nin NATO’ya Girişinden NATO’daki Geleceğine

Türkiye’nin NATO üyeliği çoğu zaman Sovyet tehdidi, Truman Doktrini...

Savaşın Sisi: Güç Sarhoşluğu Neden Hep Yanıltır?

Savaşın öngörülemezliği, savaş yanlısı siyasete karşı en güçlü argümandır....