Bağımsızlık Başka “Bahar”a

Dün Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetiminin merkezi Erbil’de nevruz kutlamaları vardı. Oldukça coşkulu geçen kutlamalar canlı yayın ile dünya kamuoyuna servis edildi. 5 saat süren kutlamalarda, Kürt ulusal marşı kabul edilen ‘ey rakip’ okundu, Nevruz ateşi yakıldı. Fakat asıl beklenen Bölgesel yönetim başkanı Mesud Berzani’nin bağımsızlık ilan edeceği düşünülen konuşmasıydı.

Bu beklentilere sebep olan ise daha önce bu konu ile ilgili çıkan haberlerde Barzani’nin Nevruz kutlamalarında Irak’tan ayrıldıklarının ve bağımsızlıklarını ilan edeceklerinin; konu ile ilgili başta Amerika olmak üzere birçok Avrupa ülkesini ikna ettiklerinin iddia edilmesiydi.

Fakat beklenen konuşma gelmedi. Daha sonra Barzani’nin Kürt sitelerine düşen açıklamalarında öncelikle Kürt halkı olmak üzere tüm dünyanın Nevruz bayramını kutladığını belirtmesinin ardından, Kürtler’in artık Kürt şemsiyesi altında toplanması gerektiğine vurgu yaptı ve ekledi:

“Artık yeter deme zamanı gelmiştir. Irak bir kaosun içine giriyor. Kargaşadan yararlanmak isteyen bazıları bunu iktidarlarını diktatörlüğe çevirmek istiyor. Bu nedenle bütün Irak’taki parti ve siyasi çevrelerine çağrıda bunuyorum. Acil toplanın. Bu sorunu çözün. Eğer sorun çözülmezse bizde halkımıza döneriz. Son sözü halkımız kararı verir. Sonra kimse bize söz söylemesin.”

Barzani’nin yapmış olduğu bu samimi ve gerçekçi toplanma çağrısına aynı zamanda demokratik değerlere yapılan göndermelere, diğer gruplardan da en yakın zamanda olumlu dönüşler yapması ile sonuca giden yollar kısalacaktır. Gerçekten de mezhep ya da etnik köken ayrımcılıklarına girmeksizin bir an önce toplanılması ve Irak’ın içinde bulunduğu hem halkın hem de siyasi yapının birçok yönüyle olumsuz etkilendiği bu karmaşık durumdan bir an önce çıkılması gerekmektedir.

Son olarak Barzani kendisinden beklenen bağımsızlık açıklamalarına ise; “Biz milletiz, özgür olmak ve özgür yaşamalıyız. Kimsenin zulüm ve baskısını kabul etmeyiz. Müjde içinde şunu söyleyebiliriz. Muhakkak bir gün bu müjdeyi vereceğiz. Ama o günün doğru bir gün olması gerekiyor” şeklinde yanıt verdi.

Barzani’nin bu kararı ince bir elekten geçirerek verdiği görülüyor. Zira zaten bir çıkmaza yönelen Irak’ta şu zamanda verilen bir ayrılma kararının Kürtler için de huzur ve mutluluk vaat ettiğini söyleyemeyiz.

Büşra Nur ÖZGÜLER

TUİÇ Stajyeri


TUİÇ Akademi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Ankara Zirvesi ve NATO 3.0: İttifakın Yeni Stratejik Kimliği

8 Temmuz 2026 tarihli Ankara Zirvesi Bildirisi, NATO’nun yalnızca...

Çin Faktörü: Türkiye’nin NATO’ya Girişinden NATO’daki Geleceğine

Türkiye’nin NATO üyeliği çoğu zaman Sovyet tehdidi, Truman Doktrini...

Savaşın Sisi: Güç Sarhoşluğu Neden Hep Yanıltır?

Savaşın öngörülemezliği, savaş yanlısı siyasete karşı en güçlü argümandır....

Ankara 2026 NATO Zirvesi ve Afro-Avrasya’nın Yükselen Jeopolitiği

Atlas: TUİÇ Akademi'de bu hafta tek bir soru var:...