AB Komisyonu’nun Romanlara Entegrasyon Stratejisi

Avrupa Komisyonu (AK) 5 Nisan Salı günü yaptığı açıklamada, bütün AB üye ülkelerinin 2011 yılı bitiminden önce, Romanları topluma kazandırma amaçlı ulusal stratejiler hazırlamaları gerektiğini söyledi.

Bu girişimle Avrupa’nın sayıları 10 ile 12 milyon arasında değişen en büyük etnik azınlığına yaygın şekilde uygulanan ayrımcılığa son verilmesi amaçlanıyor. Bu sayının yarıdan fazlası AB ülkelerinde yaşarken, Romanya, ardından da Bulgaristan, İspanya, Macaristan ve Slovakya en büyük Roman toplumlarına sahip ülkeler olarak sıralanıyorlar. 2009 istatistiklerine göre Malta, 27 ülkeden oluşan blokta bu etnik gruptan kimsenin olmadığı tek ülke konumunda bulunuyor.

AB Başkan Yardımcısı ve Adalet Komiseri Viviane Reding, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Ulusal Roman Entegrasyon Stratejileri Çerçevesini sunduğu Salı günü Avrupa Parlamentosu’nda (AP) yaptığı konuşmada, “Ülke siyasilerinin gösterdiği iyi niyete rağmen son birkaç yıldır Romanların çoğunun hayatında pek bir değişiklik olmadı.” dedi. Ulusal planlarda hükümetlerin Roman toplumunun entegrasyonunu iyileştirmek amacıyla dört kritik alandaki belli hedeflere ulaşmak için alacakları tedbirlerin sıralanması gerektiğini belirten AK, bunlar arasında eğitimi en önemli alan olarak belirledi. Reding, “Anketler, bazı üye ülkelerde Roman çocuklarının sadece yaklaşık %42’sinin ilkokulu bitirdiğini gösteriyor. Bu alandaki Avrupa ortalaması ise %97. Hedefimiz her Roman çocuğunun en azından ilkokulu bitirmesini sağlamak.” dedi.

AB ülkelerinin Roman entegrasyon stratejilerinde sıralayacakları tedbirlerin, konut ve akan su ve elektrik gibi temel hizmetlere erişim alanında mevcut olan uçurumu ortadan kaldırmayı da hedeflemesi gerekiyor. AB’nin İstihdam Sosyal İşler ve Dahil Etmeden Sorumlu Komisyon Üyesi Laszlo Andor Salı günü yaptığı açıklamada, “Eşitlik, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine kurulu 21. yüzyıl Avrupa’sında Roman halkının ısrarla dışlanması kabul edilemez.” diyerek şöyle devam etti: “Romanların çoğunluğunun yaşam şartları ve toplum geneliyle olan ilişkileri, son yıllarda daha da kötüye gitti.”

(tuicakademi, Setimes)


TUİÇ Akademi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Savaşın Sisi: Güç Sarhoşluğu Neden Hep Yanıltır?

Savaşın öngörülemezliği, savaş yanlısı siyasete karşı en güçlü argümandır....

Ankara 2026 NATO Zirvesi ve Afro-Avrasya’nın Yükselen Jeopolitiği

Atlas: TUİÇ Akademi'de bu hafta tek bir soru var:...

Orta Güç Yanılsaması: Tarafsız Kalmak Artık Bir Seçenek Değil

Orta Güç Yanılsaması Yazar Hakkında Bu yazı The Middle Power Delusion...

Trump Hatasını Kabul Etmeli

Trump hatasını kabul etmeli. İran savaşı açıkça bir yanlıştı....