Yer: TÜSİAD Pekin Ofisi
Uğur Bakıcı: TÜSİAD Pekin temsilciliği ne zaman faaliyete başladı?
Iraz Turhan: TÜSİAD Pekin Ofisimiz 26 Kasım 2007 tarihinde açılmıştır.
Uğur Bakıcı: TÜSİAD Pekin olarak yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?
Yer: TÜSİAD Pekin Ofisi
Uğur Bakıcı: TÜSİAD Pekin temsilciliği ne zaman faaliyete başladı?
Iraz Turhan: TÜSİAD Pekin Ofisimiz 26 Kasım 2007 tarihinde açılmıştır.
Uğur Bakıcı: TÜSİAD Pekin olarak yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?
Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar 2010-2011
Komisyon tarafından Konsey’e ve Avrupa Parlamentosu’na sunulan, genişleme stratejisi ve başlıca zorluklarını içeren 2010 Türkiye İlerleme Raporu 9 Kasım 2010 tarihinde yayınlandı. Bu rapor ile birlikte Türkiye 1998 yılından itibaren düzenli olarak her yıl aldığı raporlara beraberinde getirdiği tartışmalarla birlikte bir yenisini daha ekledi. Geride bıraktığı 13 rapordan çok da belirgin farklılıklar içermeyen bu çalışma yayınlandığı ilk senelere göre yitirilmiş heyecanı ve kalıplaşmış ifadeleri ile Türkiye gündeminde yeni bir tartışma başlatmıştır.
Demokratlar, Çay Partisi hareketinin heyecan, disiplin ve birliğinin zaman içinde kişisel çatışmalar, ideolojik bölünmeler, iç tutarsızlıklar ve ekonomide yaşanabilecek iyileşmeler nedeniyle kaybolacağını umuyorlar. Ama …
Wikileaks adlı internet sitesi son günlerde yayınladığı ABD’ye ait gizli belgelerle tüm dünyanın gündemine oturdu. Son günlerde internete sızdırılan belgelere ilişkin efsanelerle birlikte sayılamayacak kadar çok komplo teorisi ulusal ve uluslararası tüm basın-yayın organlarında geniş yer buluyor. Bir görüşe göre bu sızıntılar diplomasinin 11 eylülü, bir diğer görüşe göre internetin sınırlarının geldiği son nokta.
Amerika Birleşik Devletleri’nin uzun zamandır üzerinde çalıştığı füze kalkanı projesinin karar aşamasına gelmesiyle bir süredir konu gündemimizi meşgul etmekteydi. Özellikle kurulması planlanan sistemin Türkiye topraklarına da yerleştirilmek istenmesi tartışmaların alevlenmesine sebep oldu. Füze kalkanı projesinin İran’a karşı olduğu, hatta savunma değil saldırı amacı güttüğü iddiaları ortaya atıldı. Hükümetin tutumu merakla bekleniyordu, son nokta geçtiğimiz hafta Lizbon’da konuldu. Hükümetin füze kalkanı projesine onay vermesi kimi çevrelerce büyük bir hezimet olarak yorumlanırken, hükümet zirveye Türkiye’nin damgasını vurduğunu belirtti.
BİLGESAM yazarı Doç. Dr. Bekir GÜNAY ile gerçekleştirilen ve son dönem Türk dış politikasının ele alındığı mülakat aşağıdaki gibidir:
Soru 1: Son yıllarda Türk Dış Politikasında gözlemlenen değişken gelişmelere paralel olarak ulusal ve uluslarararası gündemde yer bulan “Türk Dış Politikası eksen mi değiştiriyor?” tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçtiğimiz günlerde yapılan ABD seçimlerinin neticesi sadece ABD için değil dünya için de çok büyük önem taşıyor. Bu seçimin neticesinde Barack Obama ve Demokratların almış olduğu yenilgi ile ilgili birçok farklı görüş gündeme geldi. Bütün bu değerlendirmeleri ele alarak bu seçim neticesini doğru bir şekilde değerlendirmenin önemine inanıyorum.
Güney Amerika kıtasında Ekim 2010’ da yaşanan gelişmeler Amerika Birleşik Devletleri için son derece sevindirici gelişmelere vesile oldu. İlk olarak, Brezilya Devlet Başkanlığına Dilma Rousseff’in seçilmesi ikinci olarak da eski Arjantin Devlet Başkanı Nestor Kirchner’ in ölümü kıta da yaşanacak değişim ve gelişimlerin odak noktasını oluşturdu. Dilma Rousseff’ in seçilmesi Amerika tarafından sevindirici olarak karşılanmış, Nestor Kirchner’ın ölümüyle de piyasalar hareket kazanmıştı. Amerika için önemli olan bu iki olayın üzerinde durmak gereklidir.
Türkiye’nin bir yandan heyecanla bir yandan da acaba bu sene ne olmuş, hangi başlıkta ilerlemişiz, hangisinde yerimizde saymışız diye merak ve heyecanla beklediği Avrupa Birliği İlerleme Raporu 9 Kasım’da açıklandı. 2010 yılı raporunu önceki 13 rapordan ayıran en önemli özelliği ise müzakere yürütülen fasıllarla ilgili “hiçbir ilerleme kaydedilememiştir” ifadesinin hiçbir başlık için yer almamasıdır. Rapor genel olarak, hem Türkiye’de hem de AB içinde olumlu bir hava yaratmış olsa da, halen var olan dondurulmuş başlıklar ve tam üyelik hedefinin belirlenmemiş olması yine aynı kelimenin zihinlerde canlanmasına neden olmuştur: “oyalanıyoruz”.