TUİÇ AKADEMİ

Uluslararası İlişkiler Çalışmaları Derneği Yayınıdır

Cmt04192014

Last update12:57:36 PM GMT

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel

Algı Yönetimi

  • PDF

Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.

Konfüçyüs

Değişen ve dönüştüren dünya, tanımlama ve yaklaşımlarını da değiştirmektedir. Devlet mekanizmaları ihtiyaçlarını karşılamak için askeri savaşı tercih etmemekte asimetrik bilgi savaşlarına girişmektedir. Bunların azımsanmayacak bir kısmı da enformasyon değil dezenformasyondur.

Birinci dünya harbi Almanya ile İngiltere arasında ki kaynakların paylaşımı savaşına sahne olmuştur. Tüm ülkelerden 65.038.810 askerin katıldığı bu savaşta, resmi rakamlara göre toplam 8.556.315 ölü, 21.219.452 yaralı ve 7.750.945 kayıp veya esir bırakmıştır.

Birinci dünya harbinden sonra tekrar eski gücüne kavuşan Almanya’nın kaynak arayışına girmesi, 2. Dünya harbini doğurmuş savaşa ortalama 100 Milyon asker katılmıştır. Bu savaşta 67.004 asker 5.754.400 sivil olmak üzere toplamda 72,7587 kişi hayatını kaybetmiştir.

Yapılan bu savaşlarda dikkat çekici önemli unsur ekonomik kökenli olmasıdır. Nitekim günümüze geldiğimiz zaman ise, yapılan savaşlar ekonomik kökenli olmakla beraber savaşın uygulanma şekli değişmiştir. Gelişen iletişim ağları, yeni tehdit alanları ve riskler ortaya çıkarmakla beraber küresel savaşların şekli boyutunun nasıl olacağına ve paradigmalarının neler olacağına yönelik bir fikir sunmuştur. İki dünya harbinde de çok fazla askerin hayatını kaybetmesi, sivil kayıpların çok olması, şehirlerin yerle bir olması ve maddi kaybın çok olması algı savaşları üzerinden işgal senaryoları kurgulanmasında etkili olmuştur.

ALGI SAVAŞLARI

Savaşta her türlü oyunun mübah sayıldığı bu süreçte, devletler içlerinde ki iletişim yapılarını güçlendirmekte hatta enformasyon bakanlıkları kurmaktadır. Sadece devletler değil kapitalist düzen içinde ki büyük kurum ve kuruluşlarda kendi içlerinde kurumsal iletişim birimleri kurmaktadır. İnsanlığın geleceğinin şekillenmesinde hayati öneme sahip olan iletişim ve materyalleri, savaşlarında kaderini tayin edecektir. Nitekim 2003 yılındaki ABD ile Irak savaşı sadece askeri gücü ile değil algı yönetimiyle de tam bir asimetrik savaş olmuştur. ABD bütün iletişim sistemlerini gerek ulusal basında gerekse uluslararası basında çok yoğun bir şekilde kullanmıştır. Bugün yaşanan Arap Baharı ’da iletişimin ve sosyal medyanın büyük bir başarısıdır. Önemli olan doğru hedef kitleye, belirli aralıklarla ve sürekli, doğru mesajı, bilinçaltına, ilgili kitle iletişim veya sosyal medya araçları ile gönderip ilk aşamada bir kamuoyu yani patlamaya hazır bir bomba oluşturmaktır. Peki, bu süreçte kullanılan argümanlar nelerdir: Bunlar konusuna, yer, zaman ve milletine göre değişim göstermekle birlikte, kimi zaman birisi kahraman olarak seçilir ve medya üzerinden halka servis edilir ve artık o kişiye önder kimliği verilir. Kitlenin onun yolundan gitmesi istenir. Nitekim Google’nin Ortadoğu yetkilisi Veil Gonim Mısır’da çok etkili olmuştur. Hatta isyanın figürlerinden birisi olmuştur. Bu aşamada toplumun yumuşak karnı bulunur üzerinde bir etki yaratılmaya çalışılır. Mısır’da yoksulluğun, demokrasi ile birleştirilip isyana dönüştürülmesi gibi.

KÜRESEL TERMİNOLOJİLER

  • Terörizm
  • Nükleer Tehdit
  • Demokrasi
  • Özgürlük
  • Barış
  • Nükleer Güç
  • Müzakere
  • Globalizm
  • Akil Adamlar

Bazen günlerce medya kuruluşlarında içi boşaltışmış bu kavramları belirli aralıklarla hep duyarsınız. Bu söylemler 21. yüzyılın küresel dilidir ve algıların yönlendirilmesinde defayeten kullanılır. Bireylerin bilinçaltlarına inilir. Bir saatten sonra sizlerde bunların gerçek olduğuna kanaat getirmeye başlarsınız. Nitekim bu ABD’de çok iyi bir şekilde uygulanmaktadır. Hatta Bush son seçimlerini bu söylemleri, korku imparatorluğuna dönüştürerek kazanmıştır. Kendisini topluma şöyle algılatmıştır: Dışarda sizi yok etmeye çalışan bir terör var. Ben sizi onlardan koruyorum.

Barack Obama’nın 2008 seçimleri başarısının temelinde de özellikle sosyal medyanın halkı doğru mesajlarla yönlendirmesi etkili olmuştur. Değişim, Umut ve Kalkınma üzerine halkın bilinçaltına sürekli mesajlar gönderilmiştir. Nihayetinde Bush’un politikalarından da sıkılan ve değişim isteyen halk Barack Obama’ya oy vermiştir. Aslında Obama bu mesajlarla: O aradığınız kişi benim demiştir.

SONUÇ

Kitle iletişim araçları sürekli büyüyor ve kendini yeniliyor. Günümüzde o araçlara bağımlı olmamak veya ondan uzak kalmak kolay değil gibi gözükmektedir. Nitekim kavramları ve denklemleri doğru algılamak gerekir. Medya bombardımanın da bir verilen vardır. Birde sizden istenen ve unutmamak gerekir ki, küresel medya verdiği mesajlarla pekte masum çalışmıyor. ABD’nin Irak’ta, Afganistan da, Yemen de bir noktayı bombaladığını izlediğimizde bu bize verilendir ve denklemin görülen kısmıdır. Bizim çözmemiz gereken ise bizden istenen kısmı yani: ABD’nin dünyanın heryerini gidip bombalayabileceği ve güçlü olduğu ve senin ise çok zayıf olduğun ve de hiçbir şey yapamayacağın algısıdır.

İzletilen programlar da pek masum değil, merak ediyorum. Acaba bu programlar olmasaydı. Liderler ülkeleri nasıl yönetirdi. Mesela Amerika’da talk showlar ve pembe diziler olmasaydı. Nasıl yönetilirdi değişik eyaletlerden milyonlarca insan?

Şunu da unutmamak gerekir 21. yüzyılda işgaller silahlardan değil kitle iletişim araçlarından gelecek ve düşman diye düşündüğümüz kaşımızda değil bilinçaltımızda olacak.

 

İyi Seyirler…

 

Remzi DURMUŞ


BU YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile